Son Dakika
30 Ağustos 2016 Salı

Şükrü KIZILOT : Bireysel emeklilikte ne kadar çok Münire Teyze varmış

29 Nisan 2010 Perşembe, 05:09

GEÇTİĞİMİZ ay, Münire Teyze’nin bireysel emeklilik şokunu, ardından da vergi mahkemesine açtığı davayı kazanınca yaşadığı sevinci yazmıştık.

Yaklaşık 1,5 ay oldu ama Münire Teyze gibi mağdur olanlardan gelen soruların ardı arkası kesilmiyor. Israrla, Münire Teyze gibi kendilerinden de haksız yere kesilen vergiyi nasıl geri alabileceklerini soruyorlar.
OLAY NEYDİ?
Ekonomik krizin de etkisiyle bireysel emeklilik sigortası primlerini ödemekte zorlanan ya da paraya ihtiyaç duyanlar, yatırdıkları primleri nemasıyla birlikte çekebiliyorlar. Böyle olunca;
a) 10 yıl süre ile prim, aidat vs. yatırmadan ayrılanlara yapılan ödemelerden yüzde 15,
b) 10 yıl süre ile prim ödeyen ancak sistemden emekli olmadan ayrılanlara yapılan ödemelerden yüzde 10,
c) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden ölüm, maluliyet gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden yüzde 5,
oranında stopaj (vergi kesintisi) yapılıyor (Bkz Gelir Vergisi Kanunu Md.75/15 ve 94/15).
Uygulamada, anaparadan da vergi kesiliyor. Dönüp yasaya bakıyoruz;
Yasada açık bir şekilde “yapılan ödemelerin TAMAMINDAN” ya da “yapılan TÜM  ödemelerden” diye yazılı olmadığı halde, yapılan ödemenin (anapara dahil) tamamı üzerinden vergi kesiliyor. Oysa, bu hükmün düzenlendiği Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin başlığı “menkul sermaye iradı” ile ilgili ve bunu da; kâr payı, faiz ve benzeri iradlar olarak tanımlıyor.
NE OLDU?
Münire Teyze, bireysel emeklilik yaptırıp, primlerini ödedi. Dört yıl sonra ihtiyaç nedeniyle yatırdığı parayı ve nemasını çektiğinde, kendisine yapılan ödemenin tamamından yüzde 15 vergi kesildiğini fark etti. Bunun üzerine, kendisine yapılan ödemenin, sadece getiri bölümünden vergi kesintisi yapılabileceği, anaparanın ise vergi kesintisine konu olmayacağını savunarak, vergi mahkemesine başvurdu.
Vergi Mahkemesi de; ödenen tutarın (anapara dahil) tamamının değil, elde edilen getirinin vergiye tabi tutulmasına karar verdi.
Bu karar üzerine, fazladan kesilen vergi Münire Teyze’ye iade edildi.
NE OLACAK?
Okuyucularımız ısrarla, bu konudaki kararları soruyorlar. Karar örneğine www.yaklasim.com’dan ulaşabilirsiniz. Ancak bu karar emsal gösterilerek, fazla kesilen verginin dava açmadan geri alınması mümkün değil. Vergi kesildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekiyordu.
Süreyi geçirenler için de çözüm yolu var.
1) İlgili vergi dairesine başvurup, düzeltme yolu ile verginin iadesi istenir.
2) Vergi dairesi talebi kabul etmezse ya da 60 gün içinde yanıt vermezse, vatandaş izleyen 60 gün içinde Maliye Bakanlığı’na başvurup, şikayet yolu ile düzeltme talebinde bulunur.
3) Bu talebin de reddedilmesi halinde, 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.
Böylece, haksız yere kesilen vergiler geri alınabilir. Olay yargı ile ilgili olduğu için “kesinlikle alırsınız” diyemiyoruz. Önemli olan mahkemenin iade yönünde karar vermesi. Kuşkusuz, ilgili bölge idare mahkemesi ya da Danıştay’ın da aynı yönde karar vermesi gerekiyor.
Bireysel emeklilik konusunu, avantajlarını, yapılan ödemelerin gelir vergisi matrahından indirilmesini, sistemden çıkılmasını, vergi kesintisi olayını ve diğer ilginç yönlerini yarın 14.30’da NTV’de açıklayacağız.
SSK ve Bağ-Kur gecikme cezası yüzde 3’ten 2’ye indi
HÜRRİYET’teki bir yazımız daha ses getirdi. SSK ve Bağ-Kur prim ve diğer alacaklarına, ilk üç aylık sürede, her bir ay için yüzde 3 oranında uygulanan gecikme cezası, 1 Mayıs 2010 tarihinden itibaren yüzde 2’ye indirildi.
Bu güzel bir olay ancak yeterli değil. Yüzde 2 faize ayrıca, devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi de uygulandığı için oran yine yüzde 3’e yaklaşacak. Bize göre gecikme cezasının, biraz daha düşük ve tek oran olarak belirlenmesi en uygun çözüm.
Anayasa Mahkemesi’nin “ücretlilere vergi iadesi” ile ilgili dünkü Resmi Gazete’de yayımlanan kararını da pazartesi ele alacağız.

You must be logged in to post a comment Login