Haber | İletişim | Kaçmaz Çorap | oyun | Panax
Anasayfa Gündem Dünya Ekonomi Politika Spor Medya Sağlık Yaşam Kültür Sanat Teknoloji
19.05.2012 - 01:10 : Pierre dukan lisansı neden elinden alındı? 18.05.2012 - 23:17 : İnternet Explorer 9 İndir 18.05.2012 - 17:13 : 10 Madde Karara Bağlandı 18.05.2012 - 17:03 : Validen Korkutan Deprem Uyarısı 18.05.2012 - 12:38 : Dünyanın En Zor Oyunları

Medya /

Alkandan, Altana yazarlık raconu dersi (28)



Mehmet Altanın Stardan ayrılırken söylediği sözleri eleştiren Ahmet Turan Alkan yazarlık raconuna değindi. Alkan Madem öyleydi, niçin şimdiye kadar sustun, bekledin? dedi

Ahmet Turan Alkanın yazısı

Yazarlık raconu: Nedir, ne değildir

Son yıllarda, “yazarlık raconu” diye bir dizi yazılı olmayan kurallar edebiyatı geliştirildi. Buna göre, yönetim yazara katiyen karışmamalı, ona herhangi bir fikir telkin etmemeli ve yazdıklarını olduğu gibi yayımlamalıdır.

Aksine davranırsa basın hürriyetini zedelemiş, hatta suç işlemiş olur. Genel çerçevede bu gibi “dilek ve temenni”lerin isabetinden söz edilebilir ama fiilî durum, bu gibi temennileri anlamsız kılıyor.

Daha açık konuşalım, yayın organları, bir parlamento gibi söz ve fikir hürriyetinin kanunlarla korunduğu, fikrî idealizmin sonuna kadar savunulduğu yerler değil, her şeyden önce birer ticari işletmedir; yazarlar ise sadece fikir veya emek işçilerine göre biraz daha farklı statüde çalışan sözleşmeli birer emekçi...

Bu hususta köpürtülen edebiyata göre, yazarlar, çalıştıkları yayın organlarına bile bağımsız ve mesafeli duran birer şövalye, birer hürriyet ve adalet savaşçısı gibi tarif ediliyor.

Bu varsayım doğru değil. Yazarların diğer çalışanlara göre daha geniş bir hareket serbestisi içinde çalıştığı, yönetimden daha çok anlayış ve saygı gördüğü elbette doğru ama sadece Türkiye’de değil, dünyanın herhangi bir yerinde çalıştığı kurumdan bile bağımsız davranan bir yazar-gazeteci türü yok. Bunun yerine elbette sorumluluk var, duyarlılık var; her kurumda varlığını gayet tabii görmek gereken farklı hudut çizgileri var.

*

Bir yazar arkadaşımız, gazetesinden ayrıldıktan sonra, tam da bu edebiyatı yeniden köpürten şeyler söylemeye başladı. Ona göre, (hükümete yakın gazeteleri kastediyor) hükümeti eleştirmek yasak olduğu gibi aksine her icraatını övmek hatta dalkavukluk derecesinde abartmak mecburiyeti söz konusu.

Meselâ, Deniz Feneri soruşturması, Hrant Dink dosyası, Uludere gibi yazılmaması gereken tabular. Pek çok gazetede meslek ilkeleri değil, siyasi prensipler geçerli; gazeteler ise nüfuz ticaretiyle para kazanıyor, siyasi baskıyla ilan toplanıyor ve gerçek tirajlar saklanıyor vs...

*

Diyelim ki ileri sürülen şikâyet konularının hepsi de doğru; söylenenler, çok kritik bir noktada samimiyet testinin yönelttiği basit bir cevaba dayanamıyor nedense. O soru şudur: “Madem öyleydi, niçin şimdiye kadar sustun ve bekledin?”

Yıllardan beri devam edegelen bir gazete-yazar ilişkisi sona erdikten sonra geriye dönüp kurum eleştirisi yapmak, doğrusu hiç samimi görünmüyor. Kaldı ki o yazar, gazetesinde yıllarca saygı ve itibar gördüğünü, karşılığını fazlasıyla aldığını nedense hatırlamıyor.

*

Yazarlık, diğer iş kollarına göre hayli sıra dışı bir meslek. Bir yayın organında yazmak, sözleşme ile bağlanmak, yazara istediği her şeyi yapabileceği ve yazabileceği anlamına gelmiyor.

“Çomak hep benim elimde olsun, davul hep yayın organının boynunda asılı kalsın” şeklinde anlaşılabilecek bir konforu yok yazarın. Ayrıca bu tarz akıl yürütmenin haklı görülecek tarafı da yok.

Yazarla çalıştığı yayın arasında anlaşmazlık vuku bulunca problem çok basit ve anlaşılır bir usulle, iş dünyasının yakından bildiği ve uyguladığı bir yolla çözülüyor: Yazar işyerinden ayrılıyor veya yayın organı yazarın sözleşmesini sona erdiriyor.

Yazarlık, devlet memuriyeti değil; iş akdi, yazar aleyhine kırılgandır. Sektörde işe başlayan ve çalışan herkes bu basit prensipleri bilir. Hükümeti desteklesin veya muhalif tanınmış olsun, gazetesinde yıllarca devam eden haklı bir kıdem kazanmış şöhretli isimlerin bile günü gelince ceketini alıp gittiğine hemen herkes şâhit olmuştur. Dün böyleydi, yarın da öyle olacak.

*

Bu satırları kaleme almak, aynı statüde çalışan bir başka yazar için elbette hoş değil, üstelik meslekî dayanışmayı içeriden çürütmeye kalkışan bir tarzda anlaşılması da mümkün fakat hakikatte olup biten budur ve ben, bir gazetede yazıyor olmanın, ancak ölümle nihayete erecek bir Katolik evliliği gibi olmasına taraftar değilim.

An gelir, beraberliklerin vâdesi dolar ve o an “Ben de bildiklerimi açıklarsam, siz gününüzü görürsünüz” nevinden intikamcı tepkiler gösterip sızlanmak, fikirlerin kendisiyle değil, şahsiyetle ilgili bir şeydir.

www.haberegir.com

Alkandan, Altana yazarlık raconu dersi Haberi
28 Okunma 07.02.2012 - 15:07 Facebook'ta Paylaş
Etiket : Alkandan, -Altana -yazarlık -raconu -dersi -
Arama Sonuçları
 
Yapılan Yorumlar

Yorum Yap
Ad ve Soyadınız
Memleketiniz
Güvenlik Kodu

 Altın Kurları
Altın & Doviz Alış ¬ Satış ¬
24 Ayar A. / TL 71,30 71,75
22 Ayar A. / TL 64,88 65,72
Altın / Ons 1.429,60 1.430,30
Dolar / TL 1,554 1,555
Euro / TL 2,1900 2,1910
Euro / Dolar 1,4087 1,4090
Euro / Kg 32541 32541
Dolar / Kg 45840 45850
Gümüş / Ons 37,31 37,36
Gümüş/ TL 1,85 1,91
 Son Dakika Haber Akışı
  Pierre dukan lisansı neden elinden
   19.05.2012 - 01:10
  İnternet Explorer 9 İndir
   18.05.2012 - 23:17
  10 Madde Karara Bağlandı
   18.05.2012 - 17:13
  Validen Korkutan Deprem Uyarısı
   18.05.2012 - 17:03
  Dünyanın En Zor Oyunları
   18.05.2012 - 12:38
  Bedava Flash Oyunlar
   18.05.2012 - 12:31
  İnternetin en kaliteli erkek flash
   18.05.2012 - 12:22
  Oyun Oynamanın Yaşı Yok
   18.05.2012 - 12:13
  Sitene Oyun Ekle
   18.05.2012 - 12:06
  B.Münih Chelsea Maç Özeti 19 Mayıs
   18.05.2012 - 11:57
 Anket
Terör son bulsun, Öcalan İdam edilsin
Asılması gerekiyor fakat devlet bu konuda en doğrusunu yapacaktır.
Hayır asılmasına gerek yok
Hemen asılması gerekiyor
YOLLA SONUÇ

Copyright © 2009-2011 Haberegir.Com Her Hakkı Saklıdır. RSS Önerdiklerimiz: Web Tasarımı
Laptop Yalan Dünya izle African Mango
(42)